HARAKA SAVAŞI

Osmanlı Dönemi Girit Türk Tarihi
Cevapla
Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 6457
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

HARAKA SAVAŞI

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 12 May 2021, 17:58

HARAKA SAVAŞI

Venedikliler,Kanlı Kastel’i geri aldıktan sonra Kandiye’ye dönerler. Hisarın korunmasındaki Osmanlı askerini tümüyle yok ederek hisarı geriye aldıkları haberi yayıldığında Kandiye keferesi büyük bir mutluluğa bürünür, şenlikler yapılır. Bu başarı kendilerine gayret vererek büyük girişimlerde bulunmak üzere kuruntuya kapılmalarına neden olur. Bu suretle huduttan başlayarak askeri mevzileri birer birer geriye alarak, Osmanlılar’ı Girit’ten tamamıyla kovup uzaklaştırmak hülyasını kurmaya başlarlar. Bunun üzerine evvela Haraka mevziine gidilmesini uygun görerek gerekli hazırlıkları yapmaya başlarlar.

Haraka mevzii olağanüstü hâl kumandanı Çifteler’li Osman Paşa, olayları öğrendiğinde Resmo’da bulunan Serdar-ı Ekrem’e haber verir. Serdar-ı Ekrem de değerli yoldaşı Küçük Hasan Paşa’yı yanına çağırarak durumu anlattıktan sonra bu konuda alınacak tedbir için istişarede bulunur. Olayı etraflıca görüştükten sonra Rumeli Kethüdası, çağın yiğitlerinden Kuduz Ali Ağa’nın kumandasında bir askeri gücün Haraka mevkiine gönderilmesini uygun bulur.

Haraka köyü kuş uçuşu Kandiye’nin 34 kilometre güneyinde ve Resmo’nun 66 kilometre güneydoğusundadır. Hududun üzerinde bulunan Kalima köyünden de güneydoğu istikametinde 31 kilometrelik bir mesafededir. Kofina sıradağlarının kuzey eteklerinin sonunda ve Mesare ovasının güney kenarındadır. Haraka savaşı işte bu Haraka ve kuzeydoğusundaki Lifortino köyleri arasında olmuştur ki, bunların arası da sekiz kilometrelik dümdüz ve açık bir meydandır.

Resmo’dan gönderilen Kuduz Ali Ağa, yardımcı kuvvetleriyle Haraka köyüne yetiştiğinde kumandanlar Anadolu mirmiranı Çifteler’li Çerkez Osman ve Adana Valisi Mahmut Paşa’yla bir araya gelirler. İzlenecek yolu belirlemek üzere üçü birlikte köyün civarını dolaşıp mahalli keşifte savaşa devam ederler. Bir müddet sonra dokuz kaptan daha yakalanır ve tutuklanır. Muharebe bu şekliyle sona ermekteyken düşman bezginleşerek bozulmaya ve ardından da kaçmaya başlar. Bu yeni durum karşısında Osmanlılar’ın maneviyatı yükselir, şiddetli bir hücum başlatırlar. Venedikliler bu darbeye karşı koyamayarak geri çekilirler.

Hücumdaki Osmanlı askerleri, Venediklileri bırakmayıp Lifortino’ya kadar takip ederek yetişebildiklerini öldürürler.

Tarafların kayıplarının çok olduğu, ovanın cesetlerle dolduğu kaynaklarda belirtiliyorsa da miktarı belli değildir.

Başkumandan Osman Paşa, bu başarıyı müjdelemek üzere esir tutulan dokuz veya 11 kaptan ile elde edilen beş sancak, yedi liva , 200 kesik baş ve 300 esir kendi kethüdası Ornoszade Mustafa ve kumandan Kuduz Ali Ağa’yla teslim ederek 500 süvari korumasında Resmo’ya, Serdar-ı Ekrem’e yollar.

Onlar da Perema’ya oradan da Resmo’ya gittiler. Zafer müjdesini vererek ve beraberlerinde getirdikleri esirler nedeniyle onurlandırıldılar. Mutluluğun verdiği keyif orduyu mutluluk içinde bırakıp her tarafta eğlenceler tertip edildi.

Serdar-ı Ekrem esin kumandanları huzuruna ve tercüman aracılığıyla yaptığı sohbetten sonra onları teselli etmek için öğünç giysileri armağan etti. Bundan sonraki makalede konumuz olacak şiddetle ilgisi nedeniyle ilâve edilerek yazılması uygun görüldü.

Girit fethi tarihinin toparlanması için kalıntıları inceleyip belgelerle uğraştığım sıralarda Lifortino köyü İslam halkı ihtiyarları yanında Girit fethi muharebelerinden ataların anlattıklarının aktarılıp rivayet edilmekte olduğunu işitiyordum. Bu tarihi olayların geçtiği yerleri yakından görmek, yaşanan olaylar hakkında araştırmalar yapmak üzere ada içlerinde dolaştığım sırada bir defa ad olayları nakledenlerden dinleyip kaydetmek ve aynı zamanda Haraka muharebesinin yapıldığı yerleri görüp olay yerleri hakkında da bilgi edinmek için Lifortino’ya gittim. 14 Eylül 1323 (1907)

Mihmandarım olan araştırmalarım esnasında sağladığı yardımlar nedeniyle kendisine teşekkür borcum ola Derviş Ahmet oğlu ailesinden Ahmet Fazıl Efendi’nin yol göstermesiyle köyün ihtiyarlarını bir araya getirdim ve olaylar hakkında neler bildiklerini sordum. Bunları en iyi bilen birisi olarak Ustabifaki Ali Ağa adında güleç ve nurani yüzlü seksenlik bir ihtiyarı gösterdiler. Tümünün karar ve onayı üzerine ihtiyar söz aldı ve anlatmaya başladı. Anlattıkları aşağıda görüleceği gibi aynen kaydedildi.

‘’ Osmanlılar Hanya ve Resmo’nun fethinden sonra Matala tarafından geceleyin Haraka’ya geldiler. Vasili Kalvoyadiya’da çadır kurdular.

Sabahleyin Livortino muhafızı Murgin çadırları gördü, gelenlerin Osmanlı askeri olduğunu anladı ve bir elçi gönderip ne istediklerini sordu. Subay oralarını zapt etmek için geldiğini söyledi. Elçi aldığı bu cevabı muhafız Murgin’e iletti. Murgin haberi alır almaz Partira muhafızı Dalamaro’ya ve Kanlı Kastel muhafızına durumu bildirerek yardımlarını istedi. Her iki muhafız cevap olarak:
-‘’ Eğer sen Türk askerini püskürtecek güçte değilsen Lifortino kalesini bize terk et ve oradan savuş, biz gelir Türkleri kovarız’’ diye bildirdiler.

Murgin bunun üzerine Osmanlı komutanına:
‘’ Ben kaleden çekilip gidiyorum, Partira ve Kanlı Kastel muhafızları gelip harb edeceklermiş, cevabını gönderdi ve askerini alarak Partira’ya çekildi ve olacakları beklemeye başladı. Adları geçen muhafızlar birliklerinin başında gelip Osmanlılar’ın karşısında yer aldılar. Osmanlı kumandanı mevcut gücünü üçe ayırdı. Birinci kısmını Aya Andoni deresi içinde pusuya yatırdı.

USTAZADE YUNUS BEYİN GİRİT FETHI TARİHİ
Editör: Ali Ekrem ERKAL
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir