GİRİT’İN FETHİ 26 EYLÜL 1669

Girit ve Girit Türkleri ile ilgili Duyurular
Cevapla
Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 2581
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1097 kez
Teşekkür edildi: 28 kez
İletişim:

GİRİT’İN FETHİ 26 EYLÜL 1669

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 25 Eyl 2019, 23:45

GİRİT’İN FETHİ 26 EYLÜL 1669
girit.jpg
girit.jpg (78.49 KiB) 94 kere görüntülendi
(Girit Türk Foruma Davet)
Bu gün 26 Eylül 1669 tarihinde Kandiye’nin alınması ve Venedikliler ile yapılan anlaşma ile Girit Osmanlı idaresine geçmişti.1645 yılında Sultan İbrahim’in başlattığı bu sefere neden olan olayı çoğumuz ya dinlemiş ya da okumuştur..1644 yılında İstanbul’dan İskenderiye’ye gitmekte olan Türk gemisi,Kerpe açıklarında Maltalı korsanlar tarafından saldırıya uğrar.Gemi İbrahim Çelebiye aittir ve gemide kızlarağası Sünbül Ağa’dan başka Mısır Kadılığına tayin edilen Bursalı Mehmet Efendi,veliaht şehzade Metmet’in süt annesi Zafire Hatun ve kundaktaki çocuğu ile çok değerli atlar ve mücevheratlar da vardır.Hacca gittikten sonraki hayatını Sünbül Ağa Mısır’da geçirmeyi düşündüğünden bütün servetini de yanına almıştır.Sümbül Ağanın serveti bir rivayete göre Mısır eyaletinin beş yıllık vergisine muadildi..Maltalı Saint Jean şövalyeleri bu malları ele geçirip gemideki insanların öldürülmesi ile Girit’e sefer düzenlenmesi emri Sultan İbrahim’den gelmesi gecikmemişti.Zaten Osmanlı’nın Akdeniz’i kontrol etmesi onun varlığı için yaşamsal bir zorunluluktu. Türk donanması 106 harp gemisi, 300 Karamürsel denilen nakliye gemisinden ibaret olup, kara ve deniz askerlerinin sayısı da 50 bin ila,80 bin,bir başka rivayete göre de 101.bin kişi idi. 21 Haziran 1645’te Osmanlı donanması Navarin’den ayrıldıktan sonra Başkomutan Kaptan-ı Derya Yusuf Paşa bütün komutanları etrafında topladıktan sonra padişahın fermanını çıkarıp okumuştu.
“Girit’i fethe gidiyoruz…”
Yusuf Paşa aslen Dalmaçyalı idi. Köle olarak alınmış ve Kaptan-ı Deryalığa kadar yükselmişti. Asıl adı Joseph Moskoviteh idi.
İşte biz Giritlilerin macerası böyle başlamıştı.24 yılı aşkın bir süre sonunda Kandiye’nin anahtarları Eylül ayının 26’sında Venedikliler, iki gümüş tepsi içinde Fazıl Ahmet Paşa'ya sundular ve Osmanlı birlikleri şehre girdiler.Osmanlı hakimiyetine giriş ve adada yeni bir hayatın boy göstermesi artık kaçınılmaz olmuştu.Rum halkının dinlerinin gereklerini dahi yerine getirememeleri adanın Rum halkı içinde yeni bir yaşamın habercisi olmuştu.Müslüman ve Hıristiyanlardan oluşmuş halk 250 yıl birlikte kardeşçe yaşamayı başarmışlar ama yaşadığımız coğrafyada şu günlerde gördüğümüz gibi kimi zamanlar Giritte de boy göstermiş arzu edilmeyen düşmanlıklar körüklenerek arttırılmıştı. Etnik kimlikler,kimi zaman Dini farklılıklar öne çıkarılarak hala yerle bir edilmesine tanık oluyoruz. Hıristiyan toplumu ile yaşanan bu birliktelik 1898 yılında Osmanlı Türk bayrağının indirileceği güne kadar sürdü.Girit’in alınması esnasında verilen insan kaybı Çanakkale Savaşlarında verilen kayıplarımızdan az değildir.Girit’in alınmasından Mübadeleye kadar geçen zaman içinde yaşanan güzellikleri ve hüzünleri bizlerin unutması elbette mümkün olmadı olamazdı da.Kimimiz Libya’ya,kimimiz Suriye’ye,kimimiz Lübnan’a ve kimimiz de şu an Türkiye topraklarında yaşasak da neredeyse 3 asırlık Girit aşkımızı unutmamızı kimse bizden bekleyemez.
Ülkemizde ve bahsedilen ülke coğrafyalarında Giritli insanlarımız anılarını,adetlerini,kültürlerini yaşatmaya hala kararlıdır ve ülkemizde kurulan onlarca Girit Derneklerimiz Girit’te yaşanmışlığın,yarın da yaşatılması için verilen mücadelelerin birer güvencesi olarak görülmelidir.Her ne kadar eksiklikler ve yanlışlıklar olsa bile,bu gelişmeler bu kültürün yaşayacağının en güzel göstergesidir.Açılan Girit Kültür evleri son derece önemlidir,keşke her derneğimiz bu kültür evlerini açabilse ve geçmişten bu güne kalan bu güzellikleri sergileyebilseler.
Son olarak yaşadığımız bu iletişim çağında Giritlilerimiz tarafından açılan facebook sayfaları da oldukça önemli ve sevindiricidir ancak bazen öylesine güzel paylaşımlar yapılıyor ki bu değerli bilgileri depolamak ve sınıflandırarak okuyucuya sunmak oldukça önem arz etmesine rağmen,bu bilgiler üzerine yapılan yeni paylaşımlar ile altlara gidip maalesef kaybolmaktan kurtulamıyorlar.Bu üzücü durumu düzeltmek ve bir portal da birleştirmek zorunludur.İşte bu nedenle yeniden www.giritturk.org forum sitemizi bu gün itibarı ile yeniden aktif ediyoruz.Giritli dostlarımızdan foruma üye olarak girmelerini ve değerli bilgileri ve önerilerini foruma aktarmalarını istemek haksızlık olmayacaktır.Yapıcı ve eksiklikleri önerileriniz ile düzeltmek bizce en doğru yol olacaktır.Hiç şüphesiz bu önemli iş birkaç kişinin yapabileceği bir işte değildir.Kollektif akıl ile en doğru bilgileri gelecek kuşaklara aktarmak her Giritliyim diyenin görevi olmalıdır.Maddi bir beklenti ya da siyasi rant peşinde veya kişisel yüksek egosunu tatmin peşinde olanların yanında olmadık yarında olmayacağız.İnsanız ve eksikliklerimiz elbette olacaktır,hatanın daha az olması ve daha iyi bir forum sunmak hepimize düşen bir görevdir.Ülkemiz Giritlilerinin birlik ve beraberliği için sizleri ve dostlarımızı ayrıca Forum sayfasına Moderatör olacak dostlarımızı artıkgöreve çağırıyoruz.Bir Moderatör dostumuz ağır bir ameliyat geçirmişti,diğer bir durum da Nuri Adıyeke ve Nükhet hocalarımızın çalışmalarının bir süre daha devam etmesinden eksiklik olsa da paylaştığımız her Akademik yazının altında onların imza ve emeklerini görmek bile muhteşem bir duygudur.Bu güne kadar çeşitli denemeler yaptıktan sonra sizleri çağırmayı uygun bulmuştuk.Şimdi Foruma girmeyip dışarıdan neler var diyerek bakmak bu kültürü yaşatmayacaktır.İçeri girip merhaba demeniz bile emek verenlere motivasyon kazandıracağınızı bilmelisiniz.Bu forum şahısların değil,Giritlilerindir.
1645 yılından bu güne kadar Girit aşkını yaşatan Giritliler,bu gün Kandiye’nin alınışı ve Girit’in Osmanlı hakimiyetine giriş günü olan 26 Eylül’ü.kutluyoruz ve Elbette 1898 yılında Osmanlı egemenliğinden çıkışını da unutmuyor bu gün adada yaşayan Giritli halka da .Girit Türk ailesi olarak dost ve kardeşçe selamlarımızı sunuyoruz.Savaşsız,Barış dolu bir dünya dileği ile…
Hepinizi yazı ve paylaşımlarınızla www.giritturk.org ‘a bekliyoruz.
Sevgi ve saygılarımla.
Girit Türk.
Admin.

Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir