BENİM ADIM MÜBADİL Zafer Özkaynak

Girit anıları ve söyleşileri
Cevapla
Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 4540
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1097 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

BENİM ADIM MÜBADİL Zafer Özkaynak

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 27 Kas 2019, 11:00

BENİM ADIM MÜBADİL!

Bir hüzün düşünün, 96 yıldır sizi bırakmayan ve taşımaktan asla yorulmadığınız bir hüzün. Yüreğinizde derin izler bırakıp, anlamlar yüklediğiniz, çevresinde toplanan yüzlerce insanı aynı duygularla sarıp sarmalayan bir hüzün.

Bugün atalarımızın doğdukları ve doydukları topraklardan ayrılışının 94.ncü hüzün yıldönümü. Memleket denince Selanik, Yanya, Kavala diyen insanların, bir ömür geriye dönecekleri günlerin özlemiyle, evlerine " geriye nasıl götürürüz" endişesiyle büyük bir eşya bile almayanların hikâyesidir mübadele.

Mübadele oraları soy isimlerinde ölümsüzleştiren, öldüklerinde mezar taşlarına geldikleri memleketleri yazdıracak kadar hasret giden, sessizlik yemini eden insanların, ata vatanlarından kopuşlarının, savruluşlarının, elveda deyişlerinin acı ve ızdırap yüklü hikayesidir.

İnsanın insanla takasıdır mübadele. Kimsenin kimseye gidermisin, kalırmısın diye sormadığı, köylerin, kasabaların boşaldığı, minarelerden ezan seslerinin semaya yükselemediği, feraceli kadınların, kırmızı fesli erkeklerin vatan'ından ayrılış hikayesidir mübadele.

Kardeşin kardeşten ayrı düştüğü, sevdalıların ayrıldığı, çeşme başlarının boşaldığı bir daha kavuşamadığı, aldıkları bir kaç parça denk ile düştükleri yollarda üşüyenlerin, hasta olanların, doğum yapanların, ölenlerin hikayesidir mübadele.

Mübadele deyince ıslanıp ıslanıp kuruyan, küf kokan eşyalar, denk ler aklıma gelir. Mübadele deyince gelenler gidenler mahşer yerine dönen Selanik, Kayalar, Drama, Yanya, Kavala aklıma gelir. Mübadele deyince memleketten aldıkları bir avuç toprağı, bir şişe suyu babasının içindeki memleket hasretini, özlemini söndürebilmek için, mezarına serpen insanlar aklıma gelir. Kağnıların ıslak yollarda çıkardığı demirden izler aklıma gelir. Aldığı ekmek mayasını yaşatmak için çile dolu yollarda hergün hamur karan insanlar aklıma gelir. Ve o insanlar bir mayayı yaşatmak için bile ne hassas yüreklere sahipken onlara reva görülenler aklıma gelir.

Mübadele deyince kurban bayramının ilk gününü bir gemide karşılayan kurbanlar, Gülcemal'in güvertesinde gülmeyen cemaller aklıma gelir. Geminin her duruşunda cansız bir bedenin, Ege'nin derin sularında sonsuzluğa uğurlanışı aklıma gelir. Yıkık bir minare, yalnızlığa mahkûm bir camii, bir fatiha'ya muhtaç kırık bir mezar taşı aklıma gelir. Kaybolan yada evlatlık verilen çocuklar aklıma gelir. Geminin güvertesinde ölen bebesidenize atılmasın diye onu sımsıkı saran anacığı aklıma gelir.

Trakya, Anadolu yollarındaki biçare insanlar aklıma gelir. Orman köylerinden gelip ovaya iskân edilenlerin, şehirde yaşayıp köye iskân edilenlerin hüzün dolu hikâyesidir mübadele. Edirne'den Sinop'a, Samsun'dan Kırklareli'ye, Tokat'a, İzmir'e, Ayvalık'a savrulanların hikâyesidir mübadele.

Bir şarkıyla, bir resimle yada sabepsiz dalanların uzaklara, çok uzaklara dalıp dalıp gidenlerin hikâyesidir mübadele. Vatanını, kaybedilmiş toprakları en son terk edenlerin acı ve ızdırap dolu hikâyesidir mübadele.

Bu duygularla ziyaret ederim o toprakları, onlar çoktan toprak olmuştur. O toprağın üzerinde kâh bir çiçek olup açmış, kâh bir ağaç olup göğe uzanmıştır dalları. Toprağın üzerinde nazik adımlar atarım, toprak onlar kokar onlar toprak. Bir fatiha okurum benimkilere niyet, tüm Rumeli'ye kısmet. Ben geldim derim ve bilirimkionlar oradadır ve beni duyup hissederler. Evet burada Türk ruhu, geçmişin sesleri, ayak izleri hâlâ dipdiri ve ayaktadır yeterki sen hisset.

Bir hüzün düşünün, 96 yıldır sizi bırakmayan ve taşımaktan asla yorulmadığınız bir hüzün. Yüreğinizde derin izler bırakıp, anlamlar yüklediğiniz, çevresinde toplanan yüzlerce insanı aynı duygularla sarıp sarmalayan, kuşaktan kuşağa aktaracağımız, taşımaktan asla yorulmayacağımız şerefli bir hüzün. Onlar Rumeli'nin aziz hatıraları mübadillerdir, ruhları şad mekânları cennet olsun!

* İzniniz olmadan etiketledim dileyen kaldırabilir, dileyen kendini dahil edebilir. Rahatsız olan lütfen iletsin.

Zafer Özkaynak


Meltem Yapıcı paylaşımı
15 Kasım, 22:31

Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir