Selçuk’tan Girit’e Yolculuk

Turizm Gezi ve Tanıtım Haberleri
Cevapla
Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 5015
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Selçuk’tan Girit’e Yolculuk

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 05 Oca 2020, 14:53

Selçuk’tan Girit’e Yolculuk -5

Sabah Agios Nikalaos’dan ayrılıp Elounda Köyü’ne gidiyor ve Spinalonga Adası’nı izlerken kahvaltımızı yapıyoruz. Artık adanın güney tarafına geçme vakti geldiğini düşünerek yola koyuluyoruz.
paleokasto-500x333.jpg
paleokasto-500x333.jpg (64.8 KiB) 244 kere görüntülendi
Çok geçmeden Yerapetra (Ιεράπετρα, Kutsal Taş) isimli kasabaya ulaşıyoruz. Yunanistan’ın ve Avrupa Birliği’nin en güneydeki şehri olarak tanıtsalar da kendilerini Kıbrıs’ı hesaba katmadıkları ortada. Temmuz 1798’de Mısır seferine giden Napolyon Bonapart donanmasının küçük bir kısmıyla Yerapetra’da mola vermiş ve burada bir ailenin yanında bir gece kaldığı rivayet ediliyor. Bu ev hala ayaktadır ve ‘Napolyon Evi’ olarak ziyarete açıktır. Ayrıca, Zorba filminin meşhur final sahnesindeki Anthony Quinn’in sirtaki dansı Yerapetra Plajı’nda çekilmiş.
kanyon-500x333.jpg
kanyon-500x333.jpg (46.01 KiB) 244 kere görüntülendi
Limandaki kale, Kato Mera Mahallesi’ndeki eski Osmanlı evleri, bugün konservatuar olarak kullanılan cami, bugün müze olarak kullanılan Türk mektebi varlığını sürdürmekte. Çok güzel vakit geçirdiğimiz Yerapetra’dan ayrılıp eski yolları kullanarak Keratokampos yönüne ilerliyoruz. Yol üzerinde gördüğümüz kadarı ile adanın bu bölgesinde seracılığın çok yaygın olduğunu söyleyebiliriz. Yol üzerinde bir şelale ilgimizi çekiyor ve fırsat bu fırsat diyerek aracımızı park edip kısa bir doğa yürüyüşü yapıyoruz. Yürüdüğümüz rotadaki çiçek ve diğer bitkilerin çeşitliliği bizi etkiliyor. Kısa ama keyifli bir doğa yürüyüşü hepimize iyi geliyor.

Heraklion için geri dönüş yolunda eski Türk yerleşimleri bulunan Asimi ve Apoini köylerini ziyaret ediyoruz. Pek turistlik olmayan fazlada ziyaretçi ağırlamayan bu köylerde ziyaretimiz meraklı gözlerle takip ediliyor. Terk edilmiş köy evlerini düşüncelere dalarak gezerken kim bilir Girit’te sahip çıkılamamış ne hatıralar var diye düşünüyoruz. Köy ziyaretlerimizi tamamlayarak Heraklion şehrine geri dönüyoruz. Otele eşyalarımızı bıraktıktan sonra arkadaşımız Yanni’yi işyerinde ziyaret ediyoruz. Marie ve Yanni’nin daveti ile akşam yemeğinde bir araya geliyoruz. Koyu bir sohbet ve ilerleyen dostluk günü kapatmak için güzel bir final oluyor. 09 Nisan 2015

Yazı: Özgür Aydoğan, Fotoğraflar: Özgür Aydoğan – Kenan Aydoğan

https://www.olympos.com.tr/selcuktan-girite-yolculuk-5/
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 5015
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: Selçuk’tan Girit’e Yolculuk

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 05 Oca 2020, 16:59

Selçuk’tan Girit’e Yolculuk -4

Sabah kahvaltı sonrası ilk hedefimiz Türk mahallesi oluyor. Sur içi çevresinde tekke, cami, kilise, müze vb ziyaret edebileceğimiz neresi varsa dolaşıyoruz. Son olarak deniz kenarında bulunan kaleye gidiyoruz fakat restorasyon olduğu için içini göremiyoruz.
yemeklik-salyangoz-500x333 (1).jpg
yemeklik-salyangoz-500x333 (1).jpg (57.33 KiB) 241 kere görüntülendi

Zaman kaybetmeden yolumuza devam edip Girit’e gelenlerin görmeden dönmediği Minos Uygarlığı’nın başkenti Knossos’u ziyaret ediyoruz. Uzun uzun dolaşıp fotoğraf çektiğimiz bu heybetli antik şehirden hayran kalarak ayrılıyoruz. Sonraki durağımız büyük akvaryum oluyor. Çok güzel zaman geçirdiğimiz akvaryum sadece balık türlerine değil daha birçok deniz canlısına ev sahipliği ediyor. Sonraki programın aksamaması için istemeden de olsa ayrılıyoruz akvaryumdan.
voulismeni-golu-500x333.jpg
voulismeni-golu-500x333.jpg (33.04 KiB) 241 kere görüntülendi
Virajlı yokuşları geride bırakarak yıkık değirmenlerin sıralı olduğu bir sırtı aşıp çok merak ettiğimiz Lassithi Platosu’na varıyoruz. Etrafı dağlar ile kaplı müthiş bir düzlük. Araziyi sulamak için yapılmış küçük değirmenler şimdilerde bakımsız durumda. Plato çevresinde yaklaşık on köy var fakat biz zaman kaybetmeden yolumuza devam edip Diktaion Mağarası’na doğru ilerliyoruz. Belli bir noktaya kadar araç ile ulaşım mümkün fakat bir süre yürümeden mağaraya ulaşılamıyor. Hem yürüyor hem de zaman zaman dönüp arka planda kalan Lassithi Platosu’nu seyrediyoruz. Çok geçmeden Diktaion Mağarası girişine ulaşıyoruz. Anadolu’da görme imkanı bulduğum mağaralara göre küçük fakat yinede güzel bir mağara. Ellerindeki potansiyel turistlik noktaları değerlendirmeleri tabi ki doğru bir davranış.

iassithi-platosu-500x333.jpg
iassithi-platosu-500x333.jpg (35.34 KiB) 241 kere görüntülendi
Mağara ziyaretimizi bitirip adanın doğu kısmında bulunan Agios Nikalaos’a ulaşıyoruz. Hava kararmadan çarşıyı geziyor ve ardından da buranın en önemli ziyaret noktalarından biri olan Voulismeni Gölü’nü görmeye gidiyoruz. Sohbet ettiğimiz esnaflar Nazilerin adadan çekilirken tanklar, araçlar ve her türlü askeri malzemeleri bu göle attığını gölün derinliğinin bilinmediğini söylüyorlar. Derinliğini bilemesek de güzelliği görülmeye değer diyerek birkaç fotoğraf çekiyoruz.
buyuk-akvaryum-500x333.jpg
buyuk-akvaryum-500x333.jpg (38.11 KiB) 241 kere görüntülendi
Agios Nikalaos’ı da görüp keşfettikten sonra dört günün yorgunluğunu çıkarmak için kendimize güzel bir sofra kuruyoruz. Ahtapot, kalamar ve Yunan salatası başta olmak üzere mezelerle süslü güzel bir uzo sofrası iyi geliyor. Türkiye’den geldiğimizi öğrenen işletmeci ve çalışanlar bize yakınlık gösteriyor hatta bir süre sonra dayanamayarak soframıza dahil oluyorlar. Alışık olduğumuz bu kaynaşma her zamanki gibi bizi mutlu ediyor. Konaklayacağımız pansiyona doğru yola koyuluyoruz. 08 Nisan 2015

diktaion-magarasi-500x333.jpg
diktaion-magarasi-500x333.jpg (71.87 KiB) 241 kere görüntülendi
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 5015
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: Selçuk’tan Girit’e Yolculuk

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 05 Oca 2020, 17:11

Selçuk’tan Girit’e Yolculuk -3
chania-olympos.jpg
chania-olympos.jpg (496.35 KiB) 241 kere görüntülendi
Sabah camı açtığımızda karlı dağlar görmek çok hoşumuza gitti. Odamızı terk edip aşağı indiğimizde otelin üst sokağında eski bir hamam ve karşısında da ‘Tamam Restaurant’ tabelası hemen ilgimizi çekti.
nea-alatsata-tekkesi-500x750.jpg
nea-alatsata-tekkesi-500x750.jpg (72.95 KiB) 241 kere görüntülendi
Gündüz gözü ile sokağa henüz adım atmışken Türklere ait izler görmek heyecanlandırdı ekibimizi. Fırından aldığımız peynirli ve ıspanaklı börekleri yedikten sonra yolumuza devam ederek akşamdan belirlediğimiz güzergâhı yürümeye başladık. Eski Chania, surlar, çarşı, liman, deniz feneri, Etz Hayim (Hayat Ağacı) Sinagogu, Cami ve eski Türk evlerini dolaşıp bol bol fotoğraf çektik. Chania’dan ayrıldıktan sonra yol üzerinde bulunan Maleme yakınlarındaki savaştan kalma barınakları ziyaret ettik. Kolibari’de Ortadoks Akademisi’ni gezdikten sonra Kastelli’de (Kisamos) yemek molası verdik. Ada kültürünü yansıtan hoş dekore edilmiş bir tavernada deniz mahsullerinden oluşan güzel bir öğle yemeği yorgunluğumuzu unutturdu. Yolumuz üzerinde bulunan Kourna Gölü’nde biraz dolaşıp birkaç fotoğraf çektikten sonra Rethimnon yani bizim bildiğimiz ismi ile Resmo’yu görmek üzere yolumuza devam ettik.
chania-olympos.jpg
chania-olympos.jpg (496.35 KiB) 241 kere görüntülendi
Rethimnon’da aracımızı otoparka bırakıp hemen yakındaki kale ile şehir turumuza başladık. Burada da eski mahalle ve çarşı ilgimizi çekti. Türk evleri tekke ve cami benzeri Türk eselerini adanın birçok yerinde görmek mümkün. Daha önce yıkılan cami minaresinin onarılmaya başlandığını görünce sevindik. Ülkelerindeki zenginliklere sahip çıkmaları Yunanistan için faydalı bir davranış. Nede olsa son dönemlerde çok sayıda Türk turist ağırlıyorlar. Cami restorasyonlarının bir diğer sebebi de Türkiye’de çok sayıda kilisenin onarılmış ve onarılmaya devam ediliyor olması. Bu durum karşılıklı bir iyi niyet göstergesi denebilir fakat gözden kaçan önemli noktalarda var. Mesela Girit’in meşhur Bektaşi tekkeleri ne durumda diyebilirsiniz. Bütün Yunanistan’da olduğu gibi Girit’te de Bektaşi tekkeleri kaderine terk edilmiş durumdalar.
chania-karli-daglar-500x333.jpg
chania-karli-daglar-500x333.jpg (44.79 KiB) 241 kere görüntülendi
Geçmişten bu güne Türk hükümetleri Osmanlı ve Türkiye için büyük hizmetlerde bulunmuş bu önemli unsuru ve ona ait eserleri koruma konusunda duyarsız ve sessiz. Türkiye’deki Alevi Bektaşi derneklerinin birçoğu da siyasetçilere oy pazarlama peşinde olduklarından bu yapılar külliyen sahipsiz kalmış durumdalar. İnanç, kültür ve mimari açıdan ülkemizin önemli bir zenginliği olan Bektaşi tekkeleri, umarız bundan sonra toplumumuz ve hükümetlerimiz tarafından daha fazla önemsenir. Rethimnon’da bol bol gezip fotoğraf çekiyoruz, zamanımız hızlıca geçiyor. Çarşıda oturup kahvemizi yudumlarken etrafımızdan fesli insanların geçtiğini sohbet eden Türk ve Rum esnafın kahkahalar atarak tavla oynadığını hayal ediyoruz. Artık adanın kalbi olan başkent Heraklion’a doğru yola koyulma vakti geldi. Akşam saatlerinde ulaştığımız Heraklion’da trafik yoğunluğunu aşarak merkeze doğru ilerliyoruz. Zar zor bir park yeri bulup aracımızı terk ediyoruz.
chania-genel-500x333.jpg
chania-genel-500x333.jpg (40.27 KiB) 241 kere görüntülendi
Tesadüf eseri Giritli dostlar edindik ve kalan günlerimizde bu dostlarımızın büyük yakınlığını ve desteğini gördük. Geç saatlere kadar süren sohbet ve kaynaşma sonrası yorgunluk atmak için soluğu merkezdeki otelimizde aldık. 06 Nisan 2015

chania-bakis-500x333.jpg
chania-bakis-500x333.jpg (51.97 KiB) 241 kere görüntülendi
chania-gece-500x750.jpg
chania-gece-500x750.jpg (67.26 KiB) 241 kere görüntülendi
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir