Giritlilerde Bektaşilik Yengin Arda

Girit'te bulunan İbadethaneler
Cevapla
Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 4385
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1097 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Giritlilerde Bektaşilik Yengin Arda

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 02 Eki 2019, 16:28

Giritlilerde Bektaşilik

Yengin Arda


Girit'te Bektaşilik Türkler ve Rumlar arasında yayılmıştır. Girit'e Bektaşiliğin ve Bektaşi tarikatının girişi buranın fethi ile başlar. Dervişlerden oluşan bir grup Anadolu'dan adaya gönderilmiştir. Böyle uygulamalar Osmanlı'da hep görülürdü.

Bektaşilik; Horasan erenlerinden Anadolu'ya gelen Hacı Bektaş Veli gibi dervişler tarafından şekillendirilmiş bir inanç sistemidir. XIII.yy. da kurulduğu kabul edilen 'Bektaşilik' tasavvuf etkisi ile gelişip yayılmıştır. İçinde 'Alevilik' ritüelleri de taşır. 'Vahdet-i Vücut' felsefesinden de etkilenmiştir.Her şey birdir ve birde toplanır. 4 kapı ve 40 makamdan geçilerek hakka ulaşılır. 4 kapı; şeriat, tarikat, marifet ve hakikat'tır. Her kapının da 10'ar makamı vardır. Bektaşilik; sosyal, kültürel ve ekonomik yönleri de olan bir inanç sistemidir. İnsan sevgisi başta gelir. Ahlak kuralları, yardımlaşma, vakıf faaliyeti gibi esasları vardır.
Osmanlı'da daha çok Yeniçeriler arasında kabul görmüştür.
Girit'te Bektaşilik Türkler ve Rumlar arasında yayılmıştır. Girit'e Bektaşiliğin ve Bektaşi tarikatının girişi buranın fethi ile başlar. Dervişlerden oluşan bir grup Anadolu'dan adaya gönderilmiştir. Böyle uygulamalar Osmanlı'da hep görülürdü. (Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de türbesi bulunan Gül Baba da Viyana seferine katılmış bir dervişti.)

Ankara Vilayeti'nin Horasan Türkmeni Kırşehir Müftüsü'nün büyük oğlu Derviş Ali Dede, 1645'ten itibaren başlayan Girit kuşatmalarına katılmış, yanındakilerden bazılarını şehit vermiştir. Pedya Kasteli kazasına ordugah kurulunca, yakınlardaki Voni köyünde geçici bir dergah oluşturmuştur.(1650) Kandiya'nın fethinden sonra; Dedeler köyü olarak bu tekkede birkaç derviş bırakıp, sonradan 'Horasanlı Dergahı' diye anılacak olan makamı kurdu. Arkasından buraya ait bir vakıf oluşturuldu.(1660) 1669'da fethedilen Kandiya'nın 3,5 km. kadar güneyinde yer alan bu tekke, Anadolu'daki diğer dergahlarca da biliniyordu. Bunu, Kandiya'nın 10 km. güneyinde Türkler'in Karadağ dedikleri yerdeki Mağaralı Köyü Dergahı izledi. Daha sonra da Hanya ve Resmo'da Bektaşi dergahları açıldı. Resmo'daki dergahın kurucusu Hacı Hasan Baba'dır. (O. Fuat Köprülü'den) O yıllardaki 80 bin Giritli'nin yüzde 12,5'i Bektaşi tekkelerine giderdi. Bunlar yaklaşık 10 bin kişi kadardı. Kandiya'dan 500, Manofaç'tan 6 bin, Resmo'dan 250 Hanya'dan bin 600 kişi buralara devam ediyordu.

Girit'teki Bektaşi babalarının Antalya Elmalı'daki Abdal Musa tekkesi ile yakın ilişkileri vardı. 1924'te Kandiya'lı Kamber Baba, Abdal Musa Tekkesi'nden gidip Resmo'daki Veliyüddin Paşa medreselerinden birine yerleşerek Girit'teki Bektaşiliğin devam etmesi için çalışmalar sürdürmüştür.
Lozan'da imzalanan 'Mübadele Antlaşması'ndan sonra Yunanistan'ın diğer yerlerinden olduğu gibi Girit'ten gemiler dolusu göçmen gelmiştir Anadolu'ya. İzmir, İstanbul, Mersin, Samsun ve Mudanya gibi limanlara günlerce insan taşınmıştır. Bunlar Türkiye'nin değişik yerlerine dağılmışlardır. İzmir'den Adana'ya, Mersin'den Samsun'a pek çok yere yerleşip kalmışlardır. Gelenlerin arasında Bektaşiler de bulunuyordu.

Bunlardan bir kısmı Mudanya'ya getirilmiş ve Rumlar'ın boşalttığı buradaki uygun yerlere ve köylere iskan edilmişlerdir. Bunların bir bölümü ilk geldiklerinde sadece Rumca konuşuyorlar, Türkçe bilmiyorlardı. Zaman içinde Türkçe öğrenmişlerdir. Bugün için Mudanya ilçe merkezinde, Burgaz semtinde ve bazı köylerde Bektaşi inancını hala koruyan insanlar vardır. 'Dede' ünvanı taşıyan Bektaşi ileri gelenleri de bulunmaktadır. Girit göçmenleri Türkiye'nin birçok yerinde kurdukları vakıf ve derneklerle kültürlerini, adetlerini, geleneklerini, göreneklerini yaşatmaya çalışmaktadırlar.

Osmanlı zamanında; Yeniçerilerin savaşa iyi motive olmalarını sağlamak üzere 94. alayda 'mürşit' olarak bir Alevi/ Bektaşi babası otururdu.
Alevi/Bektaşiler, Türkiye'de söz, saz, resim san'atında kendilerini gösterirler. Türk dilinin, adetlerinin, geleneklerinin ve göreneklerinin yaşatılmasında önemli hizmetleri olmuştur
.


Zehra Levent Denizaslanı başkandan alıntıdır.
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir