TÜRKİYE'DE GİRİT ARAŞTIRMALARI II.BİLDİRİ ÖZETLERİ

Girit ile ilgili Raporlar ve İnfo Grafikler Bildiriler
Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 5922
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: TÜRKİYE'DE GİRİT ARAŞTIRMALARI II.BİLDİRİ ÖZETLERİ

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 19 May 2020, 14:39

GİRİT GÖÇÜ (1897-1913) ÜZERİNE HAZIRLANAN BİR ÇALIŞMANIN YAZILIŞ HİKÂYESİ: “XX. YÜZYIL BAŞLARINDA KUŞADASI'NDA GİRİT
MUHACİRLERİ” MAKALESİ ÖRNEĞİ


Dr. Metin MENEKŞE

Türkiye, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e, iki yüzyıldan uzun bir süreyle göç alan başlıca bölge ülkesi olmuştur. Baskı altında bulunan Müslümanların ezilmesini önlemek gibi insani düşünceler temel olmak üzere göç etmek zorunda kalan hemen bütün Müslüman ahalinin müracaatları kabul edilmiştir. Nitekim bu sürece dâhil olan muhacir gruplarından bir tanesi de Girit Müslümanlarıdır. Girit'te meydana gelen olaylar (özellikle 1896-1898 olayları) neticesinde kurtuluş ümitlerini kaybeden Müslümanlar, adayı terk etmek zorunda kalmışlardır. 1897 yılından itibaren yoğun bir şekilde Rodos ve İstanköy adalarına, başta İzmir olmak üzere Batı Anadolu'nun kıyı şehirlerine, İstanbul'a, Antalya'ya, Bingazi'ye, Selanik'e göç etmeye başlamışlardır. İstisnai olarak Mısır ve Kudüs'e gidenler de olmuştur. Osmanlı yönetimi, muhacirlerin özellikle Girit iklimine yakın yerleri tercih etmelerini de göz önünde bulundurarak İzmir'e gelen muhacirleri Bodrum, Marmaris, Çeşme, Söke, Kuşadası gibi sahil şeridinde yer alan mahallere yerleştirmeye çalışmıştır. Nitekim çalışma dâhilinde olan Kuşadası'na, 1897 yılından sonra gelmeye başlayan Girit muhacirlerinin iaşe ve ibate ihtiyaçlarının giderilmesiiçin de önemli çalışmalar yürütülmüştür.

Bu çalışma, 2016 yılında kaleme alınan“XX. Yüzyıl Başlarında Kuşadası'nda Girit Muhacirleri” adlı makalenin yazım hikâyesine odaklanmıştır. Öncelikle konunun nasıl belirlendiği hususundan başlamak üzere, yapılan hazırlıklar, bu aşamada yardım alınan insanlar, çalışma metodolojisi ve başvurulan kaynaklar hakkında bilgi verilmiştir. Aynı zamanda bu süreçte karşılaşılan birtakım sorunlar da ortaya konulmuştur. Daha sonra çalışmanın amacı, önemi ve sınırları üzerine bir değerlendirme yapılmıştır. En nihayetinde de çalışma kapsamında ulaşılan bulgular değerlendirilmiş, eksik kalan noktalara değinilmiş ve yeni araştırmacılara birtakım tavsiyelerde bulunulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Kuşadası, Girit muhacirleri, iskân, amaç ve kapsam, metodoloji, bulgular, karşılaşılan sorunlar ve tavsiyeler

GİDENLER VE GELENLER İÇİN RESMİ BELGELERİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Doç. Dr. Olcay PULLUKÇUOĞLU YAPUCU

Göç, çoğu zaman kişisel bir tercihtir, ama bazen de Türk-Yunan Nüfus mübadelesinde olduğu gibi politikacıların üst düzeyde aldıkları kararlarla gerçekleşir. Genellikle insan unsurunun çok fazla hesaba katılmadığı bir karardır bu, bazı öngörülemeyen durumlar ortaya çıktığında göçü yaşayan/yaşayacak olanların hayatında telafisi zor durumlar da ortaya çıkabilir. Nüfus mübadelesine tabi olan insan topluluklarına kararları uygulamak ve hayatlarını sonsuza kadar değiştirmek düşer. Bu insanlar tarihçiler için çoğu zaman istatistik verileridir. Onları tablolarda sayılar halinde görür, defterlerde adlarını okur tarihçiler, resimlerini görmek ise olayların somut hale gelmesi ve empati kurulabilmesi için önemlidir.

Göç yaşayan insanların hayatlarının bu en önemli olayını, tarihçiler yıllar sonrasında ele alacaktır, kaynaklar çoğu zaman birey üzerinden değerlendirmeler yapmaya elverişli de olmayacaktır. Ayrıca her göç olgusunu değerlendirmek için eşit miktarda kaynak bulunması da mümkün değildir. Bu bildiride Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi'nin önemli resmi belgesi olan Mübadele Tevzi Defterleri tanıtılacak ve bu defterlerde bulunan verilerin gelenler ve gidenler için nasıl kullanılabileceğine dair değerlendirmeler yapılacaktır. Mübadele öncesi 19. yüzyıl sonlarında Batı Anadolu'ya göç edenler için yapılacak değerlendirmeler için kullanılabilecek bazı kaynaklar hakkında da veriler paylaşılacaktır.

Anahtar Sözcükler: Göç, mübadele, mübadil, Mübadele Tevzi Defterleri, Batı Anadolu















38 39
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 5922
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: TÜRKİYE'DE GİRİT ARAŞTIRMALARI II.BİLDİRİ ÖZETLERİ

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 19 May 2020, 14:41

TÜRK-YUNAN NÜFUS MÜBADELESİ'NDE MERSİN VE GİRİTLİLER

Doç. Dr. Fahriye EMGİLİ


1923 Lozan Görüşmeleri sırasında imzalanan 30 Ocak 1923 Türk-Yunan Mübadelesi'ne İlişkin Sözleşme ve Protokol uyarınca, Türkiye'den Ortodoks Rumlar Yunanistan'a, Yunanistan'dan da Müslümanlar Türkiye zorunlu olarak göç etmişlerdir. İki ülke arasında yaşanan nüfus değişimi Cumhuriyet Dönemi'ndeki en önemli göç olayıdır. Bu çalışmada Mersin örneğinde Türkiye'ye gelen mübadillerin etkin işlevini görüp tanımak ve toplumsal, iktisadî ve siyasî yapıdaki yeni kazanımlarını ortaya koymak amaçlanmaktadır.

Mübadillerin yeni bir çevre ile karşılaşmaları, uyum sağlama ve hayatlarını ne şekilde kurdukları sözlü tarih görüşmeleri ışığında dile getirilecektir. Özellikle yoğun bir şekilde Giritli muhacir ve mübadillerin iskân yeri olan Mersin ve çevresindeki Giritli göçmenlerin özellikleri, iskân ve göç ile etkileşim süreçleri ele alınacaktır.

Anahtar Sözcükler: Göç, muhacir, mübadele, mübadil, Girit, sözlü tarih, Mersin

GİRİT'TE TARİKATLAR VE HANYA MEVLEVİHANESİ

Prof. Dr. İsmail KARA

Tarikatların Anadolu'da ve Rumeli'de yayılması fetih hareketlerine paralel olarak yürüyen bir hadisedir. Bu genel durum Ege adaları için de geçerlidir. Yalnız fethedilen bölgelerde önemli bir Gayrimüslim nüfusun fetihten sonra da orada kalması oraya yönelen/yönelecek olan tarikatları da etkilemektedir. Bu etkilenme hem oraya giden- gitmeyen tarikatlar hem de gidenlerin orada aldığı değişik şekiller ve konumlanma biçimleri bakımından farklılıklar ve çeşitlilikler arz etmektedir. Yakın tarihe intikal ettiğimizde ek bir hadise ile daha karşılaşıyoruz. Osmanlı Devleti Ege adalarındaki siyasî hakimiyetinin problemlerle karşılaşması veya zayıflamasına paralel olarak oradaki gittikçe ağırlaşan siyasi, dini ve kültürel meseleleri çözmek, Müslüman tebaayı korumak ve merkeze bağlılığı artırmak için daha “sivil” yapılar olarak tekke ve tarikat faaliyetlerinden daha fazla istifade etmeyi düşünmeye başlamış ve bu tür organizasyonları daha fazla çeşitlendirerek desteklemiştir. Hanya veya Girit Mevlevihanesi yakın tarihin bu realiteleri ve gittikçe artan ihtiyaçları istikametinde adaya, adanın merkezine intikal etmiş ve harp yıllarında daha yoğun olmak üzere mübadeleye kadar çeşitli ve başarılı faaliyet göstermiş bir tekke ve “yapı”dır. Ben tarikatlar veya tasavvuf tarihi mütehassısı değilim. Çalıştığım konular çağdaş Türk ve çağdaş İslâm düşüncesi alanlarında yoğunlaşmaktadır. Fakat ihtisas alanımın bir tarafı, özellikle yeni din yorumları ve mistik tecrübelerin tenkidi modernleşme döneminde tasavvuf ve tarikatlarla doğrudan alakalı olduğu için kendi sınırlarım içinde bu başlıklarla da ilgilendim ve çalışmalar yapıp yayınladım. Hanya Mevlevihanesi'yle ilgili pek de örneği olmayan bir monografi çalışması yapmam bu ilgilerim yanında hoş tesadüflerle de alakalıdır. Tekkenin şeyh ailesiyle bir şekilde tanışmam (hikâyesini kitapta anlatıyorum) ve onlardan bana intikal eden yahut istifademe sunulan resmi ve sivil evrakı tamamlayacak, boşlukları dolduracak arşiv malzemesinin, mufassal vakfiyenin ve görsellerin bulunması monografiye doğru gidişin önünü açmış ve birçok kapalı noktayı açmayı veya soruyu cevaplandırmayı mümkün hale getirmiştir. Tekkenin ve şeyh ailesinin mübadelesi ve İzmir'e gelmesi başlı başına bir konudur. Elbette kitapta bu zor süreç de kaynakların elverdiği ölçüde mufassal olarak anlatılmıştır. Çalışma konusunun, ulaşamadığım veya haberim olmadığı için istifade edemediğim kaynaklar sayesinde tamamlanacak tarafları da vardır. Ortaya çıkacak yeni arşiv malzemesinin, koleksiyonlarına sahip olmadığımız mahalli basının ve Rumca kaynakların imkânları bunlar arasındadır. Konuşmamda bu sahadaki çalışmaların mevcut durumu ve yapılabilecek olanlar üzerinde durmaya çalışacağım.

Anahtar Sözcükler: Tarikat, tekke, Girit, Hanya Mevlevihanesi
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 5922
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: TÜRKİYE'DE GİRİT ARAŞTIRMALARI II.BİLDİRİ ÖZETLERİ

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 19 May 2020, 14:42

GİRİT YAHUDİ TARİHİ ARAŞTIRMALARINDA METODOLOJİ:
KISA BİR DEĞERLENDİRME VE ÖNERİLER

Dr. Siren BORA

Yahudi diasporasının başlangıç tarihi genel olarak İ.Ö. 6. yüzyıla değin uzanır. Diaspora sözcüğü ise ülkelerinden kovulmuş, sürülmüş, saçılmış, dağılmış bir toplumu ifade eder. Kovulan ve sürülen bu toplumun izi sürüldüğü zaman, başta Orta Doğu ve Yakın Doğu coğrafyası, Akdeniz Havzası olmak üzere dünyanın dört bir yanına dağılıp yerleştiği görülür. Girit adası da İsa'dan önce 2. yüzyıldan 1944 yılına değin Yahudi toplumunun sürekli yaşadığı coğrafyalardan biridir. O halde Girit Yahudi Tarihi, 2100 yıllık tarihsel bir süreci kapsamaktadır. Öte yandan Girit adasının göç, seyahat ve ticaret güzergahı üzerindeki ayrıcalıklı konumu; uğruna yapılan savaşlar, uğradığı işgaller ve farklı yönetimler altındaki siyasi tarihi stratejik açıdan onu çok özel kılmaktadır. Girit Yahudileri 2100 yıl boyunca Hellen, Roma, Venedik ve Osmanlı hakimiyeti altında Girit'te farklı toplumlarla, farklı kültürlerle karşılıklı etkileşim halindedir. O halde Girit Yahudi tarihi incelenirken, Girit Yahudilerinin çeşitli uyarıcılar eşliğinde değişime uğrayarak biçimlenen sosyo-ekonomik yapısı, kültürel yapısı özellikle de dili, alışkanlıkları, sanatı, zanaatı ve mimarisi ele alınacaktır. Arkeolojik kazılarda elde edilen bulgular, Yahudilere ait mezar taşları, cemaatin arşiv belgeleri, Girit'te, Kahire'de, Venedik'te, İstanbul'da ve Paris'te arşivlerde yer alan belgeler, yazılı kaynaklar incelenecek ve değerlendirilecektir. Unutulmamalıdır ki, Yahudi
diasporasının tarihi ve Yahudilik birbiriyle iç içe geçen bir seyir izlemektedir. Bu yüzden Yahudi tarihini araştırıp inceleyecek kişi, cemaat (kahal) oluşumunda ve işleyişinde biçimlendirici olan, toplumun hayatında önemli bir fonksiyona sahip Yahudi dinini de bilmek zorundadır. Araştırmada kronolojik bir seyir izlenmeli; Giritli Yahudiler tarafından kullanılan dillere (İbranice, Grekçe, Latince, Judeo Ispanyol, Osmanlıca ve Fransızca) ya da en azından bir bölümüne vakıf olunmalı; Girit arkeolojisine, Yahudi teolojisine, Yahudi toplumsal yapısına, Akdeniz coğrafyasına ve Akdeniz ekonomisine ilişkin uzmanlarından destek alınmalıdır. Kısacası, Girit Yahudi tarihi araştırma ve incelemesi sistemli ve multidisipliner bir çalışma gerektirmektedir.

Anahtar Sözcükler: Girit, Girit Yahudi tarihi, disiplinlerarasılık

TABAHANİOTİKA ŞARKILAR ÜZERİNE BİR ALAN ARAŞTIRMASI

Doç. Dr. Nesibe Özgül TURGAY

“Tabahaniotika Şarkıları” hakkında yapılan ve 2015 yılı Haziran- Eylül ayları arasında Selanik şehri ile başlatılarak Hanya, Resmo ve Heraklion şehirlerinde 89 gün süren alan araştırmasının nasıl yapıldığı, çalışmanın metodolojisi, sınırlılıkları, hipotezi açıklanarak kaynaklara ulaşma ve yararlanmada yaşanan sorunlar üzerinde durulacaktır. Görüşme yapılan Nikos Tzannis Ginnerup (Müzisyen),Katilena Stathakou (Türkolog), Stelios Lainakis (bulgari-çalar), Leonidas Lainakis (bulgari-çalar), Dr. Marinos Sarıyannis (Asya Minör Ens.), Stelios Foustalieris'in oğlu Nikos Foustalieris, Kostas Papadakis (Girit Ün. Kütüphane Kapalı Arşiv Sorumlusu), Nikos Papalexakis (enstrüman yapımcısı), Andreas Giakoumakis (Koro şefi), Paraskevas Syrianoglou (koro üyesi), Aris Syskakis (kemancı), Eugenia Toli (şarkıcı ), Giannis Paximadakis (bulgarici), Ioannis Zaimakis (Girit Üniversitesi Sosyoloji Doçenti) ve Vassilis Orfanos'tan (çevirmen) elde edilen veriler ışığında ulaşılan sonuçlar değerlendirilecek ve bu alanda çalışma yapacak kişiler için alanda ne şekilde çalışılmalı ve nelere dikkat edilmesi gerektiği örneklerle anlatılacaktır.

Anahtar Sözcükler: Girit, müzik, Tabahaniotika Şarkıları
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 5922
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: TÜRKİYE'DE GİRİT ARAŞTIRMALARI II.BİLDİRİ ÖZETLERİ

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 19 May 2020, 14:44

GİRİT MÜBADİLİ TÜRK TOPLUMLARININ
GELENEKSEL DANSLARI ÜZERİNE YAPILAN ÇALIŞMALAR

Prof. Dr. Mehmet Öcal ÖZBİLGİN

Çeşitli kimliklere mensup halkların yaşamakta olduğu Anadolu coğrafyasında birbirinden çok farklı dans ve müzik formları görülmektedir. Halk oyunları tür sınıflamaları açısından bakıldığında, sosyal, siyasal ve ekonomik nedenlerle dansın sürekli değişime uğrayarak çeşitlendiği görülür. Göçle gelen 'mübadil'lerin, yerleştikleri bölgelerdeki toplumlarla yaptıkları kültürel alış veriş nedeniyle, oyun kültüründe ortaklaşan yeni değerler oluştuğu gözlemlenmiştir.

Bu çalışmada, Osmanlı Devletinin dağılması sürecinde nüfus değişim programları sonucu, zorunlu göçe tabi tutulan Girit Müslüman halkının geleneksel danslarının Anadoludaki süreci, farklılaşan ortama bağlı olarak analiz edilmeye çalışılacaktır. 2000- 2008 yılları arasında, Yunanistan'da ve Türkiye'de, mübadele göçmeni toplumlar üzerine gerçekleştirdiğimiz alan araştırmaları, İzmir Girit Mübadil Dernekleri, İzmir- Selçuk, İzmir-Tire-Turgut köyü, Mersin-Tarsus Melemez köyü Girit Mübadil
toplumlarıyla yapılan çalışmalar, Ege Üniveristesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı ve Etnoğrafya Müzesi kapsamında Girit Türklerinin oyunları ve oyun ortamları hakkında yaptığımız araştırmalar, bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Bu yazıda Mersin Tarsus İhsaniye mahallesi-Melemez Girit mübadil köyü'nde yaptığımız derleme çalışmasına dayanarak, Girit Türk mübadillerinin geleneksel oyunları ve dans ortamları Etnokoreoloji yöntemleri kullanılarak tespit edilmeye çalışılacaktır.

Anahtar Kelimeler: Girit, mübadil, dans geleneği, kültürel miras, kültürel bellek

21. ASIRDA GİRİTLİ MUHACİRLER TORUNLARININ AKIBETİ:
YA ASİMİLE OLMAK YA KAYBOLMAK


Dr. Ali BEKRAKİ

19. asrın son yıllarında Girit adasından başlamış koca göç dalgalarının büyük çoğu Türkiye Cumhuriyeti'nin Akdeniz ve Ege kıyılarında son bulmuş iken, o zaman hala Osmanlı toprağı olarak sayılan birçok Arap ülkesinde de son bulmuştur. Yıllardır kaderine terk edilmiş bu insanların hemen hemen her şeylerini kaybetmek zorunda kalmışlar. Ciddi bir Araplaştırılmaya ve asimilasyona maruz kalmış Giritli muhacirlerin torunlarını bugünkü vaziyetlerine ışık tutacak kısa bir bilgi sunumu arz etmek istedik. Özellikle Lübnan, Suriye, Filistin ve Libya gibi sürekli kargaşa yaşayan ülkelerde yerleşmiş göçmenlerin öyküsüne değindik.

Ortadoğu'da yaşayan Giritli muhacirler torunlarının Türkiye Cumhuriyeti ile bağlarını güçlendirmeye çalışmak ne kadar zaruri ve elzem olduğunu, değişik ülkelerde küçücük gruplar halinde bulunan Giritliler diasporası ancak bu yolda başarı elde edebileceğini ve bulunduğu yerlerde etkin olabileceğini düşünmekteyiz.

Bunu gerçekleştirmek için bu yolda atılması gereken adımlar sunulmuştur.

Anahtar Sözcükler: Göç, muhacir, Giritli diasporası, Ortadoğu, Türkiye
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 5922
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: TÜRKİYE'DE GİRİT ARAŞTIRMALARI II.BİLDİRİ ÖZETLERİ

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 19 May 2020, 14:45


EGE'NİN GİRİT'İ:
OSMANİYE MAHALLESİ'NİN KURULUŞU, MUHACİRLERİN İSKÂNI ve
BUGÜNÜ

Yunus ÇENGEL

Bizim hikâyemiz 1897'de Girit adasına muhtariyet verilip, Türk askerlerinin adadan ayrılmaya başlamasından sonra özellikle köylerde Müslüman nüfusa baskılar artmaya başlamasıyla adayı terk etmek zorunda kalan Giritlilerin batı Anadolu'ya gelmesi ile başlıyor.

Türkiye'de bilinenin aksine ilk gelenler adadan ayrılmalarının sorumlusu olarak Giritli Rumları değil, İngiliz ve Yunanlıları suçluyor, Giritli Rumların kendilerine saldırmak istemediğini tersine kendilerine yardım ettiklerini anlatıyor.

Giritlilerin büyük çoğunluğu imparatorluğun gösterdiği bölgelere kendi imkânları ile yerleştirilmelerini ifade eden "serbest iskân" olarak adlandırılan iskân tarzı ile yerleştirilmişlerdi. Ancak yine de çeşitli vilayetlere inşa edilen 30 farklı yerleşim birimine "düzenli iskân" ile muhacirler iskân edilmişleridir.

Bugün Aydın'ın Kuşadası İlçesi mahallelerinden Davutlar'ın en büyük kısmını oluşturan Osmaniye'de, Sultan II. Abdülhamit tarafından Giritliler için evler inşa edilmiştir. Bu bildiride, düzenli iskân ile kurulan Osmaniye Mahallesi'nin kuruluşu, muhacirlerin buraya iskânı ve mahallenin günümüzdeki durumu aktarılacaktır.


Anahtar Sözcükler: Göç, iskân, Girit, Kuşadası, Osmaniye

TASFİYE TALEPNAMESİ IŞIĞINDA GİRİT MÜBADİLİ BİR AİLEYE BAKIŞ

Ali CAN

30 Ocak 1923 tarihli Mübadele Sözleşmesi gereğince Türkiye'ye gelen ve iskân edilen mübadillerden tarımla uğraşanlara arazi, bağ, bahçe, zeytinlik ve birtakım meyve ağaçları ile sanatkâr olanlara dükkân, mağaza, imalâthane ve fabrika gibi üretim araçlarının verildiği ve mübadillerin çift hayvanı, tohumluk, ziraat araç-gereçleri ve çeşitli donatım malzemeleriyle desteklendiği bilinmektedir. Bununla birlikte, bütün bu üretim araçlarının mübadillere ne miktarda verileceği konusunun belirlenebilmesi için, mübadillerin Türkiye'ye gelmeden önce, Yunanistan'da bulunan mallarını kaydettirmesi ve buna dair bir mal bildirim belgesi tanzim ettirmiş olması gerekmekteydi.

Mübadele Sözleşmesi gereğince, Mübadilin kendisi tarafından doldurularak Mübadele Komisyonu'na teslim edilen ve onaylanarak bir nüshası mübadile geri verilen bu evraklara “Tasfiye Talepnamesi” denilmektedir. Bu çalışmada şu anda Kuşadası ve Selçuk'ta yaşamlarını sürdüren “Kireç” soyadlı mübadil ailelerin dedeleri “Giritli Arab Boşinaki Bin Hüseyin'in Tasfiye Talepnamesi'ni inceleyeceğiz.

Anahtar Sözcükler: Nüfus Mübadelesi, mübadil, Tasfiye Talepnamesi, Kuşadası, Selçuk, Kireç Ailesi
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 5922
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: TÜRKİYE'DE GİRİT ARAŞTIRMALARI II.BİLDİRİ ÖZETLERİ

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 19 May 2020, 14:46

SÖKE GİRİTLİLERİ VE AİLE LAKAPLARI

İsmail Caner GENÇ


İkinci kitabın bölümlerinden biri, Söke Beşeri Coğrafyasıdır. Bu bağlamda, konulardan biri de Söke Giritlileridir. Bu bölümde Babam Mustafa Genç'in Söke'de gerçekleştirdiği sözel tarih çalışmaları kapsamında, Söke'ye gelen ilk Giritlilerin hangi mahallelere yerleştiği, lakapları, kimler oldukları, yaşamları, kıyafetleri hakkında bilgiler bulunmaktadır. Bu konuda benim Söke Giritlileri konusunda Cumhuriyet Arşivleri taramam yer almaktadır.


Anahtar Sözcükler: Lakap, aile lakapları, Girit, Söke

TADLARI, ŞİFALARI VE YAŞAMLARIYLA ANTALYA'NIN GİRİTLİLERİ

Öznur TANAL

2000 yazında kızımla gittiğimiz Side'de bir bakkalda bir kadının anlamadığım bir dilde, Giritlice söylenmesi ile tanıdım onları ve hemen o gün bir ses kayıt cihazı bulunarak başladı yolculuğum. Mesleğim araştırmacılık olduğu için zaman zaman Antalya, Side, Ahmediye ve İhsaniye'de araştırmalar yapıp detaya indim. 2000 yılından 2011 yılına dek süren bu araştırmayı kitaplaşmaya götüren, 11 yıl bu insanlarla yolculuk etmemi sağlayan neydi, derseniz;

·Fıkralarda tersi anlatılsa da, doğaya gösterdikleri özen, duydukları saygı ve
sergiledikleri uyum,
· O'nun sırlarına ermedeki ustalıkları, mutfağa ve sağlığa yansıtmadaki zarafetleri,
·Temizlikleri,
·“Yerliler” tarafından ötekileştirilseler de -ki bunun kökü de birçok toplumsal olay gibi bence çıkara dayanır- geleneklerine, inandıklarına ve evrensel insanlık yasalarına gösterdikleri titizlik. (Örn: Sorunlarını kendi aralarında çözüp adli makamlara pek az yansıtmaları)
·Çağdaşlıkları ve kadına verdikleri değer

Sizlere 37 bölümden oluşan kitabımız Giritli Türklerin Mustafa Kemal'e yardım çağrıları ile başlayıp kitabın öyküsünü anlatacağım. Tarihçeden büyülü otlara, çorbalardan katmerlere, çerezlere o meşhur Girit mutfağı, günlük yaşamda kullanılan gereçler, anılar, eğlenceler, duygular ve duygulandıran konularla keyifli bir yolculuk yapacağız.

Anahtar Sözcükler: Göç, anılar, günlük yaşam, Girit, Antalya
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 5922
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: TÜRKİYE'DE GİRİT ARAŞTIRMALARI II.BİLDİRİ ÖZETLERİ

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 19 May 2020, 14:48

EDEBİYATÇI İLE BİLİMADAMI KARDEŞ MİDİR?

Saba ALTINSAY

Edebiyatçı/yazarım. Bu yüzden sadece kendi bildiğim, tecrübe edindiğim alanda birkaç söz söyleyerek bir edebiyat eserinin dayanağını oluşturmak isteyen yazarlar için dar da olsa bir ufuk açmayı hedefliyorum.

Bu bildiride, edebiyatçı ile bilimadamının ortak olan ve olmayan yönleri tartışılacaktır. “Ortak Yönler - Ana Bir” alt başlığı adı altında, “şüphecilik, objektivite ve soyutlama”dan; Farklı Yönler - Baba Ayrı” alt başlığında, “bir insan yaratmak, bir hayat yazmak, bir dünya kurmak” kavramlarından; üçüncü ve son bölüm olan sonuç kısmında ise, edebiyatçı olarak tarihe yaslanan bir roman için araştırmanın hangi alanları kapsayabileceğine değinerek müstakbel yazar/edebiyatçılar için kısa bir hatırlatma notu sunulacaktır.

Anahtar Sözcükler: Edebiyat, bilim, tarih, işbirliği

BİR GİRİTLİ ÖYKÜCÜNÜN KISA ÖYKÜLERİ

Halil AKGÜN

Kısa öykülerim genelde gerçek hayattan alınmadır. Konuları doğa, tarih, aşk, muhasebe, iş hayatı, futbol, efeler, Giritliler, kediler, köpekler, askerlik, köylüler, esnaflar, festivaller, caz, deniz, ölüm, kitaplar, okul anıları, edebiyat, gençlik, siyaset, felsefe, psikoloji, öğretmenlik, eğitim, işçiler, ustalar, sağlık ile ilgilidir.

Mekânlar; Kuşadası, Söke, Güzelçamlı, Davutlar, İzmir, Aydın ilinin köyleri, Selçuk, Didim, Bodrum, Sarıkamış gibi yurdun çeşitli şehirlerine aittir. Öykülerim kısa kısa öykülerdir. Her bir kitabımda altmış kadar öyküm bulunmaktadır. Mümkün olduğu kadar yalın bir dil kullanılmaya çalışılmıştır. Sıkıcı olmaktan uzak, bir çırpıda okunan, tadımlık öykülerim yaş olarak yediden yetmişe hitap eder.

Anahtar Sözcükler: Girit, Giritliler, kısa öyküler, İzmir, Aydın, Kuşadası
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 5922
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: TÜRKİYE'DE GİRİT ARAŞTIRMALARI II.BİLDİRİ ÖZETLERİ

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 19 May 2020, 14:50

KATILIMCILAR

Prof. Dr. Kemal ARI
Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir

Prof. Dr. Mahir AYDIN İstanbul Üniversitesi, İstanbul

Prof. Dr. Hakkı BİLGEHAN Ege Üniversitesi, İzmir

Prof. Dr. Fatma Neval GENÇ
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Aydın

Prof. Dr. Ersin GÜLSOY Uludağ Üniversitesi, Bursa

Prof. Dr. İsmail KARA
İstanbul Şehir Üniversitesi, İstanbul

Prof. Dr. Mehmet Öcal ÖZBİLGİN Ege Üniversitesi, İzmir

Prof. Dr. Nevin TURGAY Ege Üniversitesi, İzmir

Doç. Dr. Fahriye EMGİLİ Mersin Üniversitesi, Mersin

Doç. Dr. Nesibe Özgül TURGAY Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul

Doç. Dr. Zeliha Nilüfer NAHYA Erciyes Üniversitesi, Kayseri

Doç. Dr. Cihan ÖZGÜN Ege Üniversitesi, İzmir

Doç. Dr. Tuncay Ercan SEPETCİOĞLU Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Aydın

Doç. Dr. Olcay PULLUKÇUOĞLU YAPUCU Ege Üniversitesi, İzmir

Dr. Eren AKÇİÇEK Ege Üniversitesi, İzmir

Dr. Siren BORA İzmir

Dr. Öğr. Üyesi Musa GÜMÜŞ
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Aydın

Dr. Hasan MÜNÜSOĞLU Ankara Üniversitesi, Ankara

Dr. İskender YILDIRIM Ankara Üniversitesi, Ankara

Dr. Cemal ATABAŞ
İstanbul Üniversitesi, İstanbul

Dr. Ali BEKRAKİ Trablus, Lübnan

Dr. Yılmaz KARAKOYUNLU İzmir

Dr. Metin MENEKŞE
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Muğla

Dr. Öğr. Üyesi Bilal TUNÇ
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, Ağrı

Araş. Gör. Saim ÖRNEK Erciyes Üniversitesi, Kayseri

Araş. Gör. Ali GENÇOĞLU Gazi Üniversitesi, Ankara



Ali Can Selçuk

Ali Haydar Çetin Hatay

Halil Akgün Kuşadası

Hasan Tuntaş Söke

Hüseyin Cahit Arseven Mersin

Mert Rüstem İzmir

Neyyir Berktay İzmir

Atanaisos Tsimbis Girit

Saba Altınsay İzmir

Sefer Güvenç İstanbul

Selma Moray Kırançeşme Adana

Timuçin Binder Bodrum/Muğla

Yunus Çengel Kuşadası

Yüksel Taner Gürpınarlı İzmir

Nedim Atilla İzmir



Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir