APOKORON HİSARI

Osmanlı Dönemi Girit Türk Tarihi
Cevapla
Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 5583
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

APOKORON HİSARI

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 18 May 2020, 13:01

APOKORON HİSARI
Kandiye generali,adya kök salıpyerleşmekte olan Osmanlılar’ı,hayal ettiği gibi adadan kovabilmek için tasarlanan askeri harekatın gerçekleştirilmesine kadar,Osmanlılar’ı bulundukları alan içinde ilerlemelerine izin vermemeyi ve bir yandan da kuvvetlerini artırmayı düşünmektedir.Bu yüzden Osmanlı bölgesi civarındaki müstahkem noktaları denetlemek ve gereken takviyeyi yapmak için Kandiye’ye doğru hareket eder.Bazı kaza merkezlerine uğrayarak topladığı askerle birlikte Resmo’ya vardığında Esterni Manastırı olayını öğrenir.Osmanlılar’ın neredeyse Resmo bölgesini ele geçirmek üzere olduklarını anlayarak,hemen ilk harekat hedefi olacak olan Apokoron Hisarı’na yerleşir.Merkezden topladığı 10.000 kadar yerli askerin 1.000’ini silahlandırarak hisarın mevcut kuvvetine katar.Hisar içini ve dışını yeni siperlerle pekiştirir.Kendisi de savaşmak niyetiyle günlerce bekler.
Kaza merkezlerinden toplanan askerin kalan 9.000’ini Osmanlı bölgesinin güneydoğu hududu üzerinde bulunan Malaksa tepelerinde yerleştirir.Bölgenin güney hududuna başka asker yerleştirilmesine gerek görmez.
Kısa bir süre içersinde Gazi Hüseyin Paşa,generalin Apokoron Hisarı’na gelip silahlanma ve tahkimat ile uğraştığını öğrenerek bir resmi karşılama töreni yapmayı tasarlar.Kumandanlarını toplayarak fikrini açıklar.Kumandanlar paşanın fikrini beğenerek yapılacak olan askeri harekatı görüşmeye başlar.Hisarın civar ahalisi Osmanlı Osmanlı egemenliğini henüz kabul etmemiş olduğundan hem ahalinin bu konudaki fikirlerini yoklamak,hem de bölgenin keşfini yapmak için bu bölgeye gidilmesine karar verilir.
Apokoron Hisarı Hanya’nın 18,Tuzla yöresinin 12,5 kilometre doğusunda ve Suda Limanı girişi önünde bulunan körfezin güney sahilindedir.Alçak bir tepe üzerinde kurulu olan hisar,dışarıdan da kenarlarındaki siperlerle pekiştirilmiş bulunmaktadır.
11 Rebiülevvel’de şafak sökerken piyade ve süvarilerden oluşan bir kuvvet Sekbanbaşı Murat Ağa’nın kumandasında yola çıkar.Hisara yanaşır yanaşmaz civardaki dış siperlere ateş açarlar.Buralarda bulunan Venedik askerleri hiçbir savunma hareketinde bulunmadan siperlerini terk ederek yanı başlarında bulunan dağlara kaçarlar.Harekatı izlemekte olan Venedik generali ise o sırada siperlerde bulunmaktadır.Bu durumda oda çekilerek hisar içine girmek zorunda kalır.
Osmanlılar saldırı harekatına devam ederekkaçanları takip ederler.Hisara yanaştıklarında top ve tüfek ateşi ile karşılaştıklarından takipten vazgeçmek zorunda kalırlar.Esas görevleri yöresel keşiften ibaret olduğundan yakalamış oldukları 150 kişiyi yanlarına alarak Hanya’ya dönerler.
Osmanlı bölgesinin sınırını oluşturan Tuzla mevkiinden Apokoron Hisarı’na kadar olan güzergah üzerinde,Malaksa müstahkem hakim noktası ve Suda Liman girişini koruyan metin bir kale bulunmaktadır.Keşif müfrezesinin bu bölgelerden nasıl geçtiği ve hisarın dış siperlerindeki Venedik askerinin tek kurşun sıkmadan dağa kaçmalarının nedeni ne yazık ki hiçbir kaynakta belirtilmemiştir.Bu konuyla ilgili sadece Venedikliler’in 140 kayıp vermiş olduğu,Osmanlılar’ın dönüş esnasında hisarın çevresindeki 12 köyü tahrip ettiği,Hüseyin Paşa’nın esirler arasında bulunan on ihtiyar askeri öldürttüğü,Venedik generalinin çatışma günü gecesinde hisardan Suda Kalesi’ne geçmiş olduğu yazılmıştır.Osmanlılar’ın bu keşif seferine katılmış olan bazı kişiler tarafından,hisarın bu harekatta fethedilmiş olduğunu yazmaları pek anlaşılır bir şey değildir,çünkü hisar,Suda muharebesi esnasında,8 Cemaziülahır tarihinde zapt edilmiştir.
Gazi Hüseyin Paşa’nın İstanbul’a yollamış olduğu Tuzla başarısını içeren telhis 16 Safer’de saltanat kapısına ulaştığında padişah pek menün ve mutlu olmuş,bunu sağlayan Hüseyin Paşa’yı da onur giysisi ve kılıç armağan ederek ödüllendirmiştir.Bu armağanlar özel bir görevli ile Rebiülevvel sonunda Hanya’ya gönderilir.Paşa da bu hususta hizmetleri geçenleri,değerli armağanlar vererek sevindirir.

USTAZADE YUNUS BEYİN GİRİT FETHİ TARİHİ
EDİTÖR :Ali Ekrem ERKA
L

Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir