İçeriğe git


Resim

Aci Bir Rüya

ACI BİR RÜYA

  • Please log in to reply
Bu konuya henüz cevap yazılmadı

#1 hançer

hançer

    Advanced Member

  • Yönetici
  • 38.824 İleti

Yazma tarihi: 18 Mays 2017 - 09:01

Dosya Ekle  image001.jpg   31,53K   1 İndirme sayısı
 
ACI BİR RÜYA
 
Gün ağarmadan az önce Gazi, Ali'yi çağırmış;
".. Bir haber var mı?" diye sormuştu. Ali'de
".. Şifre geldi ama çözülmedi." demişti. Mustafa Kemal emir Çavuşu Ali'ye hüzünle baktı:
".. Annemin öldüğünü biliyorum." dedi. "Bir rüya gördüm, yeşil tarlalarla annemle dolaşıyordum. Birden bir fırtına çıktı, Anamı alıp götürdü."
Deşifre edilmiş telgraf eline verildiği zaman onu okudu gözlerini kapadı, bir an düşündü ve:
".. İzmir'e gitmiyoruz." dedi. "Treni İzmit'e çevirsinler."
16 Ocak 1923 günü akşamı için İzmir'e İstanbul gazeteleri başyazarlarını çağırmıştı. Çok önemli bir basın toplantısı yapacaktı.
Başyaver Salih Bozok tarafından çekilen telgrafta annesinin ölümü üzüntüyle bildiriliyordu. Atatürk, üzüntüsünü telgraf üzerine düşen, ama belli etmemeye çalışan iki damla göz yaşıyla belli etmemeye çalışıyordu...
Zübeyde Hanım, 15 Ocak 1923 günü akşamı hayata gözlerini yummuştu.
O yedi yıl süreyle cepheden cepheye koşan, en güzel günleri karargahlarda, çadırlarda geçen Mustafa Kemal anasının ölüm haberini bir trenin vagonunda almıştı. Onu seven kadın artık arkasında yoktu.
Acılarla, özlemle süren, mutlulukla biten koca bir ömür böyle geçmiş, böyle tükenmişti...
Atatürk o gece Eskişehir’de bulunuyordu. Bu haberi kendisine İzmir’de bulunan Başyaver Salih Bey (Bozok) telgrafla bildirmişti.
"Dakika teahhuru
Mucib-i Mes'uliyettir.
Başkumandanlık Seryaveri Salih Bey'e
Verdiğiniz elim haber, beni çok müteessir etti. Merhumenin munasip bir tarzda merasim-i tedfiniyesini ifa ettiriniz. Cenab-ı Hak millete hayat ve selamet versin."
Gazi mustafa Kemal
Birkaç gün sonra İzmir’deydik. Trenden iner inmez, annesinin Karşıyaka’da mezarını ziyarete gitti ve büyük bir teessür ve heyecan içinde gözleri dolu dolu;
"Annem ölmüş, bu hazin hakikat karşısında benim için teselliye sebeb bir nokta var; Kurtuluşu hepimiz için, gaye-i emel ifade eden bu güzel İzmir’in mukaddes topraklarına gömülmüş olmasıdır. Annem benim için çok sıkıntılar çekti. Allah orada ona rahat uyumasını nasip etsin." diye içini döktü.
 
 
Aradan birkaç yıl geçtikten sonra, bir gün annesi için galiba Latife Hanımefendi tarafından yaptırılan mermer sandukalı ve uzun kitabeli kabrin fotoğrafını görmüş, hiç beğenmemiş, hele kitabede, "Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri’ Valide-i Muhteremleri Zübeyde Hanımefendi’nin" diye başlayan cümleden hiç hoşlanmamışlardı.
Bir gün Genel Sekreter Hasan Rıza Soyak Bey’e, "İlk fırsatta İzmir’e gidersin, bu sandukayı ve kitabeyi kaldırtırsın, dağdan iki büyük ve uzun taş getirtirsin, birini olduğu gibi temel üzerine tespit ettirir, diğerini baş tarafına diktirirsin. Bir  yerini  de biraz düzelttirerek, "Atatürk’ün anası Zübeyde burada yatmaktadır." diye yazdırırsın, altına da ölüm tarihini koydurursun, yeter." emrini vermişti.
Bir gün İzmir Belediye Reisi Dr. Behçet Uz, Dolmabahçe Sarayı’na geldi. Beraberinde Atatürk’ün annesi için, Belediye Meclisi kararı ile hazırlattığı bir türbe projesi getirmişti. Bu tatbik edilirse, abide halinde muazzam bir eser olacaktı. Etrafında bir park bir de çocuk bahçesi yaptırılacaktı.
Bu proje Atatürk’e sunuldu. Bir an göz ucuyla projeye baktı.
"Hayır" dedi, "Ben size mezarın nasıl yapılacağını tarif etmiştim; gene öyle yapılmalıdır. Hem belediyenin masraf etmesine lüzum yoktur, bunu biz yaptıralım."
Atatürk’ün bu isteği belediye reisi ve üyelere bildirilince çok üzülürler. "Arzu ettikleri mezar 1500-2000 liralık küçük bir masrafla yapılabilir. Lütfetsinler, hiç değilse bu küçük gideri İzmir'lilere bıraksınlar." diye rica ederler.Durum Atatürk’e bildirilince olumlu cevap vermiş ve böylece Atatürk’ün isteğine uygun mezar yapılıp, yazı da onun isteğine uygun şekilde yazılmıştır. 
Kaynak: Atatürk’ten Hiç Yayınlanmamış Anılar, Prof. Dr. Yurdakul Yurdakul, Truva Yayınları, 4. Basım Mart 2006        
 
 
 

2zpt954.jpg

 

İthela naha miya,angala sa thalasa meğali

Na hanese opu ca pas kodamu nase pali.

 

İsterdim olsun bir deniz kadar büyük bir kucağım

Nereye gidip kaybolsan yine yanımda olasın.





0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı

Reklam

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player